Anasayfa 

 Site Haritası 

 Ziyaretçi Defteri 

 Serbest Kürsü 

 Kim Nerede ? 

 İletişim 

 Mahalmice Sözlük 

 Forum 

 Kardeş Siteler 

   

ANAMENÜ

Mahalmice Radyo

MAHALMİ FM DİNLE

KÖŞE YAZILARI

Ahmet ÖRENÇ

DERİZBİN.COM

Gani saylık

YASİN 2

veysi

uhuvvet

şehmus sezgin

DEĞİŞMEK

Kemal Pala

DEĞERLİ ÜYELERİMİZE

yusuf şahin

DİL VE GIYBET

şehmus sezgin

VAZGEÇMEK

Kemal Pala

BELDEMİZ VE GENÇLERİMİZ

Kemal Pala

HOŞ GELDİN YA MÜBAREK RECEP AYI

Kemal Pala

Müslümanlar ve Ramazan

SEVDKLERNZE SEVGNZ ARMAAN EDN

SEVGİ ÜZERİNE

Maşuk AKDOĞAN

BENİ FARKEDİYOR MUSUN?

İSTATİSTİKLER



İstatistikler Yükleniyor ..!

Mardin/Midyat İsimlerinin Hikayesi

süryaniler tarafından kuruluşu sümerlere dayandırılan mardin’e ilişkin erken tarihli bilgiler, şimdilik sadece efsanelerdir. hammer tarihinde geçen bu efsanelerden birinde, pers hükümdarı ardeşir’in (226-241) marde adlı bir kavmi yöreye yerleştirdiği, böylece şehrin adını bu kavimden aldığı belirtilir. yine perslere bağlanan bir başka efsanede, pers hükümdarlarından birinin hasta oğlunu iyileştirmek üzere buraya getirdiği ve şehzadenin mardin olan adının yöreye ad olduğu anlatılır. vâkidi’den aktarılan efsanede, şehrin kuruluşunun bugünkü mardin kalesi’nin bulunduğu alana yerleşerek gününü ibadetle geçiren ve ünü bütün doğuya yayılan dîn adlı iranlı zahidin öyküsüne bağlanır. heraklius’un gönderdiği bir komutan dîn ile önce dost olup sonra onu öldürür ve buraya bir kale yaptırır. zamanla dîn öldü anlamına gelen “mâte din”in mardin’e dönüştüğü öne sürülür. tarih boyunca, bu efsanelere referans verircesine şehri, süryaniler süryanice kale ya da kaleler anlamına gelen merdin, merdi, merdo, mirdo, merde, marda, mardin; bizanslılar maride, mardia; ermeniler merdin; araplar maridin; osmanlılar ise mardin olarak adlandırmıştır.

Midyat’la ilgili ilk yazılı bilgiler M.Ö 13.Yüzyıla kadar uzanır. Asur kralları için ele geçirilerek talan edilecek bir bölgedir. II. Aşurnasipal M.Ö. 879 yılında gururla: ’Matiate’yi (=Midyat) ve köylerini buyruğum altına soktum. Bol ganimet edinip, onları yüklü haraca ve vergiye bağladım’ der. Midyat bölgesi, tarih boyunca bu türden olaylarla sıkça karşı karşıya kalır. Midyat dünyanın en eski yerleşim bölgesi olan Yukarı Mezopotamya’da yer aldığı için tarih boyunca Sümerler, Asurlular, Urartular, Makedonyalılar, Persler ve Romalılar gibi bir çok uygarlığın egemenliğine sahne olmuştur.

Midyat’ın İslam egemenliği altına girmesi M.S 640 yılında, Hz. Ömer dönemine rastlar. Daha sonra bölgeye yine müslüman olan Emevi ve Abbasiler egemen olmuştur. Özellikle Abbasilerin yöreye hakim olmasıyla birlikte bölgede çok geniş bir imar hareketi başlamıştır. Midyat köylerinin büyük bir kısmı Abbasilerin en parlak dönemini yaşadığı Sultan Harun Reşit zamanında kurulmuştur.

Bir Anadolu Türk beyliği olan Artukoğulları beyliği döneminde, Deyrizbin (Acırlı) beyleri, Artukoğulları beyliğinin egemenliğine girmiştir. 1810 yılında ilçe olan Midyat, 1890 yılında belediye teşkilatına kavuşmuştur. Belediye teşkilatı derken sizlere tüm Midyatlıların bildiği daha 1960’lı yıllarda belki de (elimde kesin veriler olmadığı için) Türkiye’nin ilk Bayan Belediye Başkanı tarafından yönetilme eşitliği ve hoşgörü başarısını gösterdiğini vurgulamadan geçmenin, ilçe halkına haksızlık olacağı inancındayım.

1997 yılı genel nüfus sayımları sonuçlarına göre Midyat merkezin nüfusu 61.378 olarak tesbit edilmiştir. Estel ve Eski Midyat olarak bilinen ve birbirlerine 3 km. uzaklıktaki iki ayrı yerleşim yeri ve dokuz mahalleden oluşan Midyat’ın arazisi çıplak ve sert görünüşlü, kumlu, killi kalkerli kapalı derin vadi ve tepeler şeklindedir. Karasal iklimin hakim olduğu Midyat’ta yağışlar genellikle ilkbahar ve sonbahar mevsimlerinde görülür. Bitki örtüsü step şeklinde meşeliklerdir.

Geçmişten günümüze Midyat insanı geçim kaynağını çiftçilik, hayvan yetiştiriciliği ve el sanatları oluşturmuştur. Midyat’ın geleneksel el sanatları taş işlemeciliği, gümüş işlemeciliği (Telkari), bakırcılık, kilim dokuma, kumaş boyama, çömlekçilik, kuyumculuk günümüzde önemini koruyor. Son yıllarda talebinde büyük artış gözlenen gümüş işlemeciliği yurt dışında da kendine pazar bulabiliyor. Eski Midyat’ta yan yana dizilmiş 25 kadar küçük atölyede, gümüş geleneksel işleme ve tamamıyla el emeğiyle işlenerek, yüzük, gerdanlık, vazo, kemer, anahtarlık, çay kaşığı ve bardak altı gibi aksesuarlara dönüştürülerek ülkemizde ve yurtdışına satışa sunulmaktadır. Midyat’ın aslında çok eski geçmişe sahip olup günümüzde tekrar rağbet gören diğer bir sanatı olan taş işlemeciliği, Kaymakamlık tarafından açılan atölyede hizmet vermektedir.

 

YORUMLAR


Henüz Yorum Yazılmamış ..!

 



Yorum Yazabilmek İçin Üye Girişi Yapmalısınız ..!


 
 
 
 

ÜYE GİRİŞİ

DUYURULAR

 Derizbinli  kardeşlerimiz      yazılarınız yorumlarınız,video ve fotoğraflarınızla sitemize katkılarıınızı  bekliyoruz.

Haftanın Sözü

Li yıc meğıl heve i ser meğu ğeve

ARAMA

 

ANKET


Sizce Dersaneler Kapanmalı mı
Evet Kapanmalı
Hayır Kapanmamalı
İlk ve Ortaokulda kapanmalı Liseler ve Kpss düzeyinde devam etmeli

SPONSORLAR

 Anasayfa 

 Site Haritası 

 Derizbin Beldesi 

 Ziyaretçi Defteri 

 Kim Nerede ? 

 Mahalmice Sözlük 

 Forum 

 

www.derizbin.com

derizbin beldesi web sitesi